Hizli ve Kolay Hastane E-Randevu Almanın yeni adresi

Diyabetin komplikasyonları

  

Vücudunuz mükemmel derece etkin bir makinedir. Kemiklerin, kasların ve organların tümü hem basit hem de karmaşık görevleri yerine getirmek için birlikte çalışır. Ne yazık ki bu makinenin tek bir aksamı bozulursa genellikle bu durum tüm vücudunuzu etkiler.

Şeker hastalığının uzun vadede etkileri vücuttaki sistemlerde ve organlarda farklı komplikasyonlara neden olabilir. Bazı sorunlar hemen kendisini gösterirken bazıları zamanla ilerler ve ileri seviyeye gelene dek kendini göstermez.

Vücudun şeker hastalığı kaynaklı sorunların görülebileceği bölümleri kalp, göz, ayaklar, böbrekler ve diş etlerini içerir. Dolaşım sistemi ve idrar yolu da etkilenen yerler arasındadır. Ayrıca vücut hipoglisemi, şeker ketoasitleri ve ketotik hiperosmolar sendromu gibi daha az bilinen sağlık sorunları için de tümüyle risk altına girer.

Bu sorunlar genellikle yüksek kan şeker seviyeleri, yüksek tansiyon ya da hayati önem taşıyan organlara sağlanan kan akışını azaltan, kan damarlarında artan yağ birikintilerinin sonucunda ortaya çıkar. Bu organların işlevi kademeli olarak bozulur ve en sonunda vücut makinesinin diğer parçalarının da bozulmasına neden olur.

Göz Sorunları

Gözlerin hasar görmesi, şeker hastalığına sahip hastalar için büyük bir sorundur. Gözler çok küçük kan damarlarından oluşan kapsamlı bir ağa sahiptir ve bu kan damarları, yüksek kan şekeri seviyelerine sürekli olarak maruz kalmaları ve uzun süreli yüksek kan basıncı nedeniyle şişebilir, tıkanabilir ya da zayıflayabilir. Bunun sonucunda gözlerden birinde ya da ikisinde birden kalıcı hasar meydana gelebilir. Bu olası göz hasarının erken uyarıları arasında şunlar sayılabilir:

Çift ya da bulanık görme
Gözlerden birinde ya da ikisinde ağrı
Siyah ya da hareketli noktalar
Yanıp sönen ışıklar
Gözlerin köşe açılarındaki şeyleri görmede zorluk

Şeker hastaları için bir diğer yaygın sorun da katarakttır. Göz merceklerindeki “bulutlu” noktaların giderilmesine yardımcı olmak için basit bir ameliyat uygulanabilir.

Şeker hastalığı olan kişiler için iyi bir göz sağlığının anahtarı kan şekeri seviyelerinin dikkatli şekilde korunması ve gözlerin en az yılda bir kez kontrol ettirilmesidir.

Şeker hastalığı bulunan hastalar genellikle şeker nöropatisi zorluklarıyla yüzleşir. Şeker nöropatisi, uzun süreli yüksek kan şekeri seviyelerinin sonucunda sinirlerde oluşan geçici ya da kalıcı hasardır. Yüksek şeker seviyeleri zamanla, sinirlere oksijen ve diğer gerekli besinleri sağlayan mikroskobik kan damarlarında ciddi hasarlara neden olabilir. Sinirlerin uzun süre hasar görmesi kol ve bacaklarda uyuşma, ağrı ya da karıncalanma, ayrıca hazımsızlık, mide bulantısı, ishal, kabızlık ve uzun süre ayakta kalındığında halsizlik gibi sorunlara neden olabilir. Nöropati, sindirim sistemi ve kalp gibi iç organların yanı sıra eller, bacaklar, başparmaklar ve ayaklarınızı da etkileyebilir.

Ayaklar ve bacaklarda diyabetik nöropati (şeker hastalığına bağrı ağrı) oldukça yaygındır. Şeker hastalarının yaklaşık yüzde 15’inin, ayaklara yeterli kan akışı sağlanamamasından kaynaklanan bacak ülseri şikayeti vardır. Sinir hastalıkları kaynaklı uyuşma, kişinin ayaklarındaki yaraları hissetmemesine neden olabilir. Önlem olarak, şeker hastalığı bulunan bir kimse ayaklarını temiz tutmalı ve kesik, yara, çürük ve enfeksiyonlara karşı ayaklarını düzenli olarak kontrol etmelidir. Diyabetik Nöropatiyi önlemek için, kan şekeri seviyelerinizi takip edin, kolesterol seviyenizi sağlıklı bir aralıkta tutun, her gün aspirin alımıyla ilgili doktorunuza danışın ve fiziksel olarak aktif olun.

Şeker hastalığına bağlı yüksek kan şekeri seviyeleri, kan damarı duvarlarında yağ birikimini artırır. Bu nedenle, şeker hastası kişilerin kardiyovasküler hastalık ve felç geçirme riski, yaşıtlarına göre artar. Kalbinizi besleyen kas damarları kısmen ya da tamamen tıkandığında kalp krizi geçirebilirsiniz. Beyne giden kan dolaşım sistemi daraldığında ya da tamamen tıkandığında ise, yetersiz kan akışı nedeniyle beyin hücreleriniz ölmeye başlar, hatta bu durum felçle sonuçlanabilir. Her durumda, vücudunuzun tehlikeli boyutta kan dolaşımı eksikliğine tepki göstermeye başladığına dair uyarıcı işaretler görülebilir. Bu belirtiler her vakada görünür değildir, gizli de olabilirler. Bu tür şikayetleriniz olursa mümkün olduğunca çabuk bir şekilde tıbbi yardım almanız gerekir.

Kalp Krizinin Uyarıcı İşaretleri:

Göğüste ağrı / rahatsızlık hissi
Kollarda, çenede, boyunda ve sırtta ağrı
Terleme
Nefes darlığı ya da solunum yetmezliği
Mide bulantısı
Mide ağrısı
Sersemlik
Felcin Uyarıcı İşaretleri:

Felç uyarı vermeden gerçekleşebilir. Ancak aşağıdaki belirtilere sahipseniz tehlikeyi fark ederek acilen tıbbi yardım almanız gerekir.

*Konuşma ve anlamada güçlük
*Vücudun tek tarafının uyuşması
*Yürümede güçlük ve dengede duramama
*Baş dönmesi
*Görme güçlüğü ya da çift görme
*Aniden ortaya çıkan şiddetli baş ağrısı

Kısıtlanmış kan dolaşımı ya da kardiyovasküler hastalığın tehlikeli etkilerinden korunmak için en iyi hareket planı, günlük yaşantınıza uyarlayacağınız basit koruyucu önlemlerdir.

*Tahıl, sebze ve meyve gibi daha lifli gıdalar tüketin. Böylece önerilen lipid / kolesterol seviyenizi korumuş olursunuz
*Yağ, şeker ve tuz oranı düşük yiyecekleri tercih edin
*Kan şekeri seviyenizi sık sık kontrol edin; kan şekeri seviyenizi istenen aralıkta tutmaya yardımcı olacak doğru yeme alışkanlarını öğrenin
*Düşük kolesterollü beslenmeyi sürdürmek- tansiyonunuzu 130/80’in altında tutmaya yardımcı olur
*Sağlıklı bir kiloda kalın ve doktorunuz tarafından onaylanan düzenli bir egzersiz uygulayın
*Sigara içmeyin

Doktor tarafından yazılan tüm ilaçları doğru zamanda doğru dozda alın
Her gün bir aspirin almak gibi basit bir önlem bile kalp hastalığı riskinizi düşürebilir; yaşam tarzınızı değiştirecek yeni ilaçları almaya başlamadan önce doktorunuzla konuşun

Böbreklerin esas görevi vücudunuzdaki suyu filtrelemektir. Ancak şeker hastalığı bu filtreleme mekanizmasına zarar verebilir. Yüksek tansiyon, şeker hastalığına sahip olan hastaların böbrek sorunlarında ana nedendir. Böbrek hastalığı ilerledikçe kan basıncı artar ve bu durum giderek kötüleşir. Böbrek hastalığı bulunan bazı kişiler yetersiz uyku, iştah kaybı, mide bozukluğu, genel halsizlik ya da konsantrasyon güçlüğü yaşayabilir. Ancak genellikle böbrek hastalığı son safhaya gelene kadar uyarı vermez. Böbrek fonksiyonlarının bozulması, erken teşhis edilirse tedaviyle yavaşlatılabilir. Tansiyonu ve ilaç yardımıyla kan şekeri seviyelerini normal aralıklarda tutmak, böbreklerin görebileceği hasarın yavaşlatılmasına yardımcı olabilir. Yüksek tansiyon ilaçları ve yüksek proteinli bir beslenme alınabilecek önlemler arasındadır.

Cinsel ve Ürolojik Sorunlar

Cinsel ve ürolojik sorunlar genellikle ileri yaşta artmakla birlikte, şeker hastalığı bulunan kişilerde daha erken başlayabilir. Yüksek şeker seviyeleri, cinsel organlardaki damarlara ve sinirlere zarar verebilir. En yaygın olarak görülen durum, ani ve sık meydana gelen idrar çıkarma ihtiyacı ile sonuçlanan mesane kontrolü sorunlarıdır. Bu durum, sinirler mesanenin dolduğunu ve idrar çıkarma zamanının geldiğini beyne iletmediğinde uyarı görülmeksizin idrar kaçırma ve idrar retansiyonuna da neden olabilir. Erkeklerde ereksiyon ve boşalma sorunları görülebilirken kadınlarda vajinal kuruluk, cinsel ilişki sırasında ağrı ya da cinsel isteksizlik meydana gelebilir. İdrar yolu enfeksiyonları da sık görülen bir sorundur. Kan şekeri seviyelerinizi normal aralıklarda tutmak cinsel ve ürolojik sorunlardan korunmanıza yardımcı olabilir.

Yüksek kan şekeri seviyelerine sahip kişiler, ağız enfeksiyonlarına çok daha fazla yatkındır. Temizlenmeyen dişler, diş etlerinin yumuşak dokularını enfekte etmek için mikroplara mükemmel bir ortam sağlar. İltihaplı diş etleri daha kolay kanar ve yaraları enfeksiyona dönüşebilecek şekilde açık bırakabilir. Sigara kullanımı da diş etlerindeki enfeksiyon riskini artırıcı bir unsurdur. Daha hafif olan diğer belirtiler arasında kötü ağız kokusu, dişlerin hassaslaşması, ısırma ve çiğneme sırasında rahatsızlık hissi sayılabilir.

Dişlerinizi ve diş etlerinizi sağlıklı tutmak ve enfeksiyondan korumak için şu basit kuralları uygulayın:

Her yemekten sonra dişlerinizi fırçalayın
Yumuşak bir fırça kullanın
Diş hekiminize düzenli olarak görünün
Diş ipi kullanın

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <img> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar